background

Türkeli

Türkeli Tarihçesi

türkeli e dergi       Türkeli ve çevresi, M.Ö.70 yıllarında Romalıların, M.S.395’ te Bizanslıların, 3 Ekim 1214 tarihinde ise Selçuklu Devletinin hâkimiyetine girmiştir. Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra beylikler dönemi başlamış; Pervaneoğulları ve Candaroğulları Beylikleri ile Türk egemenliği bölgemizdeki hâkimiyetini sürdürmüştür.

      15. yüzyılda gelişmeye ve büyümeye başlayan Osmanlı İmparatorluğu’na, Anadolu Beylikleri’nin katılmaya başlamasıyla birlikte Candaroğulları Beyliği de Osmanlılara bağlılığını ilan etmiştir. Böylece Türkeli ve çevresi, takribi 1461 yılında Osmanlı İmparatorluğu idaresi altına girmiştir.

      Türkeli ve çevresinin Osmanlı dönemindeki Merkezi; bugünkü adı Hamamlı Köyü olan “Ayandon” dur. İlçe Merkezinin Ayandon olduğunu Osmanlı dönemi arşiv kayıtlarında bulunan; resmi yazışmaların, nüfus defterlerinin ve vergi defterlerinin incelenmesinden anlıyoruz. Ayrıca köyde bulunan tarihi hamam, cami ve cami avlusunda bulunan eski mezar taşları da bunun göstergesidir. Caminin avlusunda bulunan Osmanlıca yazılara sahip mezar taşlarının incelenmesi neticesinde, bu mezarların Ayandon Kazasını yöneten aile üyelerine ve resmi devlet görevlilerine ait oldukları ortaya çıkarılmıştır. Arşiv belgelerine göre Ayandon; Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1530 yılından 1916 yılına kadar, dönem dönem bucak olsa bile, genel olarak kaza (İlçe) olmuştur.

      Cumhuriyet döneminde; 1940 yılı ve sonrasında nahiye, 27 Haziran 1957 tarihli 9644 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7033 sayılı kanun ile İlçe olmuş ve günümüze kadar gelinmiştir. Günümüzde Türkeli olarak anılan ilçe merkezinin eski adı “Yarna Köyü” dür. Bulunduğumuz bölge Eski haritalarda “Antonios Burnu” daha yeni haritalarda “Ayandon Burnu” olarak geçer. Cumhuriyet döneminde, 1922 yılından itibaren yabancı kökenli isimlerin yasaklanması ile birlikte, Yarna Köyü, resmi olarak Gemiyanı Köyü olarak adlandırılmıştır. İlçemiz, merkez olduğu 1957 yılında itibaren Türkeli adını almıştır.

      İlçemize yerleşen Türk Boyunun “Çepni Boyu” olduğuna dair kesin kayıtlar bulunmaktadır. (Çepni Boyunun, Üçoklar Kolundan (sol kolundan) Oğuz Kağan’ın oğlu Gök Han’ın soyundan geldikleri kabul edilir.) Bu kayıtlarda bölgemize yerleşenlerin çadır sayıları, hayvan sayıları gibi ayrıntılar da mevcuttur. Sanıldığının aksine, çok eski yerleşime sahip Türk Yurdu olan ilçemiz, sonsuza kadar Türk Yurdu olarak yaşamaya devam edecektir.